| Tarihi Yerler |
|
|
|
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
Silifkenin Tarihi Yerleri
Şehir merkezinin ortasından geçen Göksu (Kalykadn) Nehri'nin üzerindedir. I.S. 77 - 78 yıllarında Kilikya Valisi L.Octavius Memor tarafından dönemin imparatoru Vespasianus ve oğulları Titus ile Domitianus adına yaptırılmış olduğu 1870 yılında yapılan bir onarımda bulunan tas kitabeden anlaşılmaktadır. Yedi gözü bulunan ve Roma uygarlığı örneklerinden biri olan Taşköprü, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde onarım görmüştür. AYATEKLA
Taşucu yolu üzerinde 4. Kilometreden sağa dönülüp bir km
gidildiğinde Hıristiyanlığın en eski ve en önemli merkezlerinden biri olan
Meryemlik'e varılır. Meryemlik'in tarihi Azize Tekla'nın buraya gelişi ile
baslar. Isa Peygamber'in havarilerinden St. Paul'ün vaazlarından etkilenen 17
yaşındaki Tekla kendini Hıristiyanlık dinine adar. St. Paul'ün bu değerli
öğrencisi Konya ve Yalvaç'ta Hıristiyanlığı yaymak için propaganda yaparken
paganların baskılarına maruz kalıp, öldürüleceğini öğrenince kaçıp Seleukia'ya
gelir ve sonradan kiliseye çevrilen bir mağara da saklanır. Sığındığı mağaradan
yöredeki insanlara çok tanrılı dine karşı Hıristiyanlık inancını yayarken
mucizeler yaratarak hastaları da iyileştirir. Yine öldürüleceği bir sırada bu
mağara da kaybolduğuna inanılır. Aya Tekla'nin içinde yaşadığı mağara onun
kayboluşundan sonra Hıristiyanlarca kutsal sayılmış; ta ki bu din I.S. 313
yılında serbest bırakılıncaya kadar gizli bir ibadet yeri olarak kullanılmıştır. CENNET ÇÖKÜĞÜ
Bir yeraltı deresinin kimyasal erozyonla tavanın çökmesi
sonucu meydana gelmiş büyük bir çukurdur. Elips biçimdeki ağız kısmı çapları
250m ve 110m olup derinliği 70 metredir. Çökük tabanın güney ucunda 200m
uzunluğunda ve en derin noktası 135m olan büyük bir mağara girişi ve bu
mağaranın ağzında küçük bir kilise vardır. Kilisenin giriş kapısı üzerindeki
dört satırlık kitabede, bu kilisenin V.yy'da Paulus adında dindar bir kişi
tarafından Meryem Ana'ya ithafen yaptırılmış olduğu yazılmaktadır. Cennet
çöküğünün içine her biri oldukça geniş 452 basamaklı taş bir merdivenle inilir.
Kiliseye 300. basamakta varılır. Kiliseden sonra mağaranın bitim noktasında
mitolojik bir yeraltı deresinin sesi duyulur. CAMBAZLI Adam kayalardan sonra Hüseyinler köyünden geçilip Cambazlı Köyüne varılır. Cambazlı' nın Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olduğu Uzuncaburç ve Ura ile Kızkalesi'ne döşeme antik bir yolla bağlantılı olmasından ve günümüze kadar gelebilmiş zengin kalıntılarından anlaşılmaktadır. Burada, kaya mezarlarının yanı sıra birer küçük mabedi andıran anıt mezarlar, lahitler, sarnıç ve özellikle köyün girişinde bulunan kilise görülmeye değer tarihi kalıntılardır. Cambazlı kilisesi, benzerleri arasında orijinal özelliklerini korumuş en iyi durumdaki örneklerden biridir. Kuzey cephesi tamamen kapalı olan yapının içindeki iki sütun dizisinden sağdaki Korint başlıklı bütün sütunlarla bunların üstünde sıralanan galeri sütunları ayaktadır. V. yy ait 20m X 13m ölçülerindeki kilisenin apsisi ve tüm duvarları sağlamdır. TEVEKKÜL SULTAN Taş köprünün hemen yanındaki türbe hakkında yazılı herhangi bir kaynak bulunmamaktadır. Selçuklu hanedanlarından birine ait olduğu rivayet edilen mezarın üzerindeki çatı daha sonradan ilave edilmiştir. ALAADDİN CAMİİ
Roma köprüsünün karşısında bulunan cami, Selçuklu
sultanlarından Alaaddin Keykubat döneminde yapıldığı için Alaaddin Camisi adını
almıştır. Şehrin tam merkezinde olduğu için Merkez Camisi olarak da bilinir. JÜPİTER TAPINAĞI
Şehir merkezinde bulunan ve doğu ile güney yanlarındaki sütun
tabanlıkları orjinal şekilde korunmuş olan tapınağın uzun kenarında 14'er, kısa
kenarında 8'er sütun bulunmaktaydı. Ancak, her biri 10m boyundaki Korint
başlıklı bu sütunlardan bugün sadece biri ayakta kalmış olup 3 tanesi de
yıkılmış durumda yerdedir. 1980 yılında Kültür Bakanlığı'nca başlatılan kazı
çalışmaları aralıklarla devam etmektedir. I.S. II. yy'da yapılmış olduğu
anlaşılan tapınak V. yy' da planında önemli değişiklikler yapılarak kiliseye
dönüştürülmüştür. I.S. V. yy'da yaşamış tarihçi Zosimos "Tapınak, ovadaki
ürünlerine musallat olan çekirgelerden kurtulmak için Güneş ve Sanat Tanrısı
Apollon'dan yardim isteyen ahali tarafından, çekirgeler Apollon'un gönderdiği
kus sürüsünce yok edilince O'na bir şükran ifadesi olarak yaptırılmıştır"
diyorsa da Zeus adına yaptırıldığı da söylenmektedir. FREDERİK BARBAROSSA ANITI Roma - Germen İmparatoru Frederik Barbarossa, III. Haçlı Seferi'nde ordusu ile Filistin'e giderken 10 Haziran 1190 günü Eksiler Köyü yakınlarında Göksu Irmağı'nda boğulmuştur. 1971 yılında Alman Büyükelçiliği tarafından Frederik Barbarossa'nın boğulduğu yere yaptırılan anıt taş Silifke - Konya karayolunun 9. kilometresinde yolun hemen sağ kenarındadır. Bu mağara daha sonra IV. yy'da kiliseye dönüştürülmüştür. Hıristiyanlığın resmen kabulünden sonraki dönemlerde birçok yapı ile bezenen Meryemlik'te Mağara Kilisesinden başka, bu mağaranın üzerinde bugün sadece apsisinin bir bölümü ayakta kalan Azize Tekla Kilisesi; imparator Zenon tarafından Aya Tekla'ya ithafen yaptırılan kilise ile Kuzey Kilise; hamam, birçok sarnıç, mezarlıklar ve şehir suru kalıntıları günümüze kadar gelmiştir. KIBRIS ŞEHİTLİĞİ
Kıbrıs Barış Harekatında şehit düşen 454 subay, astsubay,
erbaş ve er'imizin anısına Silifke - Gülnar yolunun 5. km Çamdüzü mevkiinde bir
hatıra ormanı oluşturulmuştur. TEKİR AMBAR Kalenin eteğinde, Bizanslılardan kalma bu su deposu 46 m uzunluğunda, 23 m genişliğinde ve 14 m derinliğinde olup, içine doğu kösesindeki helezonik merdivenle inilmektedir. Anadolu sarnıç mimarisinde örneği az görülen Tekir Ambarı su sarnıcının tüm duvarları su sızmasını önlemek ve ayrıca anıtsal bir özellik vermek için düzgün kesme taslarla desteklenmiş, uzun kenarında 8; kısa kenarında 5 yuvarlak kemerli niş oluşturulmuştur. DEMİRÇİLİ Silifke - Uzuncaburç Karayolunun 7. kilometresinde, antik imbriogon şehrinin soylularına ait tek ve çift katlı anıt mezarlar vardır. Dört tanesi hemen yol kenarında bulunan anıt mezarlar İ.S. II. yy Roma dönemi kalıntılarıdır. UZUNCABURÇ
Mersin'in en önemli ve en iyi korunmuş tarihi kalıntıları
Silifke 30 km kuzeyindeki Uzuncaburç beldesindedir. Helenistik çağda merkezi
uzuncaburç'un 4 km doğusundaki (ura) olba krallığının ibadet yeri olan bugünkü
Uzuncaburç yerleşim yeri, Roma döneminde, İ.S. 72 yılında imparator Vespasianus
zamanında Olba'dan ayrılarak Dioacaesarea (Tanrı-İmparator Kenti) adıyla özerk,
kendi adına para basabilen yeni bir site durumuna getirilmiştir.
ATATÜRK EVİ
Büyük Atatürk, Silifke'ye olan ilgisini burayı dört defa
şereflendirerek göstermiştir. Ulu Önder, Silifke'yi ziyaretlerinden birinde
burada bir çiftlik satın almış ve merkezi bu çiftlik olmak üzere bir Tarım Kredi
Kooperatifi kurulması için talimat vererek kendileri de bu kuruluşun 1 no'lu
üyesi olmuştur. IŞIKKALE Karadedeli'nin kuzeyinde ve 8 km mesafededir. Aynı yol üzerinde Karakabaklı'dan 1 km sonra, erken Bizans dönemine ait iyi durumda bir bazilika, lahit, sarnıç ve gelişigüzel planlı tek katlı evlere ait kalıntılar vardır. KARAKABAKLI Karadedeli'nin kuzeyinde ve 7 km mesafededir. Geniş bir alana yayılmış büyük bir şehir kalıntısı vardır. Antik kentin içinden geçen taş döşeme yol üzerindeki erken Bizans dönemine ait şehir giriş kapısı ile yolun iki yakasındaki evler ve kiliseye ait kalıntılar görülebilir. ADAMKAYALAR Kızkalesi'nden Silifke'nin Hüseyinler Köyü'ne giden asfalt yolun 5. kilometresinde batıya ayrılan 2 kilometrelik yolun sonunda şeytan deresi vadisine varılır. Bu vadinin dik yamacında, kayaların yüzünde 9 niş içerisinde İ.S.II yy'dan kalma 11 erkek, 4 kadın, 2 çocuk ve bir dağ keçisi kabartması vardır. Bazı nişlerin alınlığında Roma kartalı kabartması görülür. TOKMAR KALESİ
Silifke - Antalya karayolunun 22. km kuzeye ayrılan 5 km
asfalt bir yolla ulaşılan Tokmar Kalesi (Castellum Novum), denize hakim bir tepe
üzerine inşa edilmiştir. |

Tarihi Yerler 

